www.mesih.de
www.hasanmezarci.com
   
    Yalancıların mumları sönüyor, çünkü    
    Gerçekler konuşuyor    
    ve Mesih güneşi doğuyor.    
       
    Havâri Musa Hasan Mezarcı'nın Mesih olduğuna şahitlik yapıyor    
   
Yükleniyor ...
(Video birkaç saniye içinde başlamazsa, buraya tıklayın.)
   
         
         
    Videodaki konuşmanın metni:    
   

Değerli kardeşlerim

Konuşmama başlamadan önce kısaca kendimi tanıtmak istiyorum. Ben 1959 yılında Malatya’da doğdum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi İstanbul’da okudum. Mimar Sinan Üniversitesi – Mimarlık Fakültesi mezunuyum. İstanbul’da serbest mimar olarak çalışıyorum. Evli ve bir çocuk babasıyım.

Cenâb-ı Allah Hz. Adem’den, Hz. Muhammed’e kadar gelen bütün peygamberleri, âliyle birlikte Hz. Mesih’e şahitlik yapmaları için tekrar bu dünyaya göndermiştir. Hz. Mesih, Mücde kitabının bütününe yayarak bu ilahi sırları açıklarken, kendisine şahitlik yapmak üzere bazılarının kimliklerini ve isimlerini açıklamıştır.

Hz. Mesih’in Mücde kitabında

(5/137)
Hızır’la buluşan Mûsâ,
Mesih’le buluşan Mûsâ.
Vallahi burada Mûsâ,
“Meracel-bahreyn”de gördüm.

(5/138)
Buluştuk biz Mûsâ ile,
İstanbul’da vahiy ile;
Cennet sekînesi ile,
Resullerle burda gördüm.

(12/19)
Tûr’da değil Mûsâ, burda;
Dirilip geldi, yanımda.
Şahitlik ediyor burda,
Peygamberler bana gördüm.

diyerek, tekrar dünyaya geldiğini haber verdiği peygamberlerden Havâri-Resul Musa benim.

Değerli kardeşlerim

Hz. Mesih’in Rûhulkudüs olduğunu ve onun sözlerinin ayet olduğunu bana Cenâb-ı Allah bildirdi. Hatta Cenâb-ı Allah bana, Mücde kitabına kıyasla, diğer kutsal kitapların peygamberlerin sözleri mesabesinde olduğunu da bildirdi.

Nitekim Hz. Mesih Mücde kitabında

(1/32)
Mesih, Allah’ın incili,
Cibrîl’i, vahyeden dili!
Enbiya, Mesih’in dili,
Râvisidir diye gördüm.

(1/33)
“Allah’ın elçisi” benim!
Âyetler benim sözlerim!
Tevrat – İncil – Kur´an benim,
Âyetlerim – sözüm gördüm!

diyerek, bu ilahi sırrı açıklamıştır.

Bu arada “İncil” sözünün mücde, ”Mücde” sözünün de İncil anlamına geldiğini hatırlatmakta fayda görüyorum.

Beni yakından tanıyanlar bütün hayatım boyunca mabedlerden, din adamlarından ve cemaatlerden uzak durmaya özen gösterdiğimi bilirler. Yani ben bir din bilgini olmadığım gibi, dini konularla ilgilenen sıradan insanlar kadar dahî bilgim ve ilgim yoktu. 2000 yılında sayın Hasan Mezarcı “beklenilen Mesih” olduğunu açıkladıktan sonra bilvesile kendisiyle tanıştım. İşte o günden itibaren Cenâb-ı Allah beni öyle bir değiştirdi ki, kelimelerle ifade edilmesi imkansız olan bu değişimi ancak yaşayan bilir.

Geçen on bir yıl boyunca Cenâb-ı Allah beni bir taraftan değiştirirken, diğer taraftan da eğitmeye ve öğretmeye devam etti. Bu süreçte Cenâb-ı Allah, Hz. Mesih’in Mücde kitabında anlattığı ilahi sırlarla ve kendimle ilgili yüzlerce şey gösterdi, bildirdi ve öğretti. Şu hususu özellikle belirtmek istiyorum ki, sayın Hasan Mezarcı “beklenilen Mesih” olduğunu anlatarak beni ikna etmediği gibi, ikna etmeye de çalışmadı. Sayın Hasan Mezarcı’nın “Meryemoğlu Mesih-Îsâ” olduğunu bana Cenâb-ı Allah bildirdi.

Konuşmamın başında kim olduğumu açıkladığıma göre, Cenâb-ı Allah’ın peygamberlere ve havârilere bildirdiğine iman eden hiç kimse “Dünyada bunca din bilgini ve ileri gelenler varken, sen kim oluyorsun ki, Cenâb-ı Allah bana bildirdi diyorsun” deme hakkını ve yetkisini kendisinde göremez. Kulağı olan işitsin, gözü olan görsün, benden duyan, duymayanlara haber versin. İşte Havâri-Resul Musa olarak ben diyorum ki: “Sayın Hasan Mezarcı’nın Meryemoğlu Mesih-Îsâ olduğunu ve O’na iman edenlerin kurtulacağını, iman etmeyenlerin ise helak olacağını bana Cenâb-ı Allah bildirdi. İşte şu anda ben sizinle nasıl konuşuyorsam, Cenâb-ı Allah da benimle böyle konuştu.

Hatta bir defasında Cenâb-ı Allah bana Hz. Mesih’i ve Havârilerini üzenlerin sonlarının çok kötü olacağını bildirerek “Ben Mesih’i ve Havârilerini üzenlerin sonunu sana göstereceğim. Onlar için sen de çok ağlayacak, çok göz yaşı dökeceksin” dedi. Evet, kulağı olan işitsin, gözü olan görsün, aklı olan düşünsün, benden duyanlar duymayanlara, Türkçe bilmeyen milletlerin dillerini bilenler, bütün milletlere haber versin.

İşte Havâri-Resul Musa olarak ben diyorum ki, şayet sayın Hasan Mezarcı “beklenilen Mesih” olduğunu açıklamamış olsaydı bile, ben yine çıkar ve

“Ey İnsanlar! Cenâb-ı Allah’ın bana bildirdiğine göre sayın Hasan Mezarcı Meryemoğlu Mesih-Îsâ’dır. Kıyamet öncesi günahla dolu olan böyle bir dünyaya Cenâb-ı Allah vadettiği üzere kurtarıcı olarak Mesih’ini göndermiştir. O’na iman edenler kurtulacak, iman etmeyenler ise helak olacaktır.
Hz. Mesih’e ve Havârilerine eziyet edenlerin ve onu üzenlerin sonu çok kötü olacaktır. İman ettikleri ve mahşer günü kendilerini kurtaracağını zannettikleri peygamberler dahî, onlar için çok ağlayacak, çok göz yaşı dökecek ama bu bir işe yaramayacaktır. Çünkü iman ettiklerini söyledikleri peygamberler dahî Hz. Mesih’le birlikte ve Hz. Mesih’e şahitlik yapmak üzere bu dünyaya gelmişlerdir. Bu peygamberler tıpkı Havâri-Resul Hârun gibi ve benim gibi bulundukları ülkelerde tek tek ortaya çıkacak ve şahitlik görevlerini yapacaklardır. Hz. Mesih’i ve Havârilerinin şahitliğini reddedenler, farkına varmadan inandıklarını söyledikleri peygamberleri de reddetmiş olacaklardır…”

derdim. Son nefesime kadar tek başıma kalsam bile şahitlik görevimi yapmaya devam ederdim ve devam edeceğim.

Değerli kardeşlerim

Tarih boyunca, içinden çıktıkları toplumlar tarafından bütün peygamberlere ve özellikle de Hz. Mesih’e ve Havârilerine karşı yapılan inkar, alay, küfür, hakaret, iftira, karalama, itibarsızlaştırma, dışlama, taşlama, işkence, yargısız infaz ve linç kampanyalarını herkes bilir. Nitekim Hz. Mesih’in bu döneminde de, sırf “beklenilen Mesih” olduğunu açıkladığı için ve halkı Hz. Mesih’e karşı kışkırtmak veya korkutarak inanmalarını engellemek için resmi ve sivil güç odakları tarafından yapılan “deli, kâfir ve sahte Mesih” kampanyalarını hep birlikte yaşadık ve yaşıyoruz. Şimdi Hz. Mesih’in Havârileri olarak bizler, tek tek ortaya çıkıp şahitlik görevimizi yapmaya başlayınca, Hz. Mesih’e karşı yapılan kampanyaların bizlere yöneleceğini de biliyoruz. Hem İncil’de hem de Mücde kitabında Hz. Mesih kendisine şahitlik yaptıkları için Havârilerine her türlü kötülüğün ve mezalimin yapılacağını söylemiş ve sonuna kadar dayanan kurtulacak demiştir.

Mücde kitabının “Davet” bölümünde Hz. Mesih

(13/20)
Mesih’i haça gerenler,
Dünya yüzü görmediler.
Mahşer günü görecekler,
Reddetmek ne imiş gördüm.

(13/21)
Şahitlerimi reddeden,
Alay eden, küfür eden,
İşkence ve zulüm eden,
Kendisine eder gördüm.

(13/22)
Peygamberlere kâfirler,
“Deli, kâfir, mecnûn” derler;
“Cinci, sapık, öcü” derler,
“Büyücü bu” derler gördüm.

(13/23)
Konuşturuyor onları,
Cinleri ve şeytanları.
Korkutarak insanları,
Engelliyor şeytan gördüm.

(13/24)
Kıyâmeti haber veren,
Kurtuluşu mücdeleyen
Şahitleri engelleyen,
Ebediyyen yanar gördüm.

(13/25)
Bize karşı insanları,
Kışkırtan o şeytanları,
Göreceğim Bel´âmları,
Mahşer günü diyegördüm.

(13/26)
Petrus bile korkusundan,
İnkâr etti beni o an.
Yaklaşmıyor korkusundan,
İnsanlar Mesih’e gördüm.

(13/27)
Baskı altında insanlar,
Yaklaşmaktan korkuyorlar.
Dinlemekten korkuyorlar,
O zaman, bu zaman gördüm.

(13/28)
Yaklaşmaktan, dışlanmaktan,
Korkuyorlar taşlanmaktan.
Gizliyor îmânı olan,
O zaman, bu zaman gördüm.

(13/29)
Mesih davetini yapar,
Demokrasi rafa kalkar.
İnanacak diye halklar,
Konuşturmaz şeytan gördüm.

(13/30)
Yaklaşanı, konuşanı,
Dinleyeni, inananı,
Aforoz eder patronu,
En yakını diye gördüm.

(13/31)
Sahte mehdîler, mesihler,
Göz kamaştırır, büyüler;
Gören gözleri kör eder,
Perdeler Mesih’i gördüm.

(13/32)
Seni Mesih’den korkutan,
Oyalayan, uzak tutan,
Kör şeytanlara uyarsan,
Yazık olur sana gördüm.

(13/33)
Kendini kurtarmaya bak;
Mücdeyi duyurmaya bak.
Çok kolay şimdi kurtulmak,
Mesih’e îmânla gördüm.

(13/34)
Haçtaki kan hürmetine,
Ya Rab acı Mesih’ine.
Saldırıyor bunlar yine,
O zamanki gibi gördüm.

(13/36)
Senin istediğin gibi,
Olsun derim yine tabi.
Davet senindir ya Rabbi;
Kuzular da senin gördüm.

(13/37)
Sen istersen felâh bulur,
Bütün insanlık kurtulur.
İstemezsen helâk olur,
Elden bir şey gelmez gördüm.

(13/38)
Hâdî sensin, Mehdî de sen.
Allah sensin, Mesih de sen.
Vallahi sen istemezsen,
Mesih kurtaramaz gördüm.

(13/39)
Sen istersen her milletten,
Şahitler çoğalır birden.
Sensin şahide gösteren,
Öğreten, söyleten gördüm.

diyerek Mesih’in şahitlerinin işinin bu dönemde de çok zor olacağını veciz bir şekilde ifade etmiş ve bütün insanlığın hidayeti ve kurtuluşu için dua etmiştir. Mesih’in şahitleri olarak bizler, tıpkı Hz. Mesih gibi haçımızı sırtımıza alarak ve başımıza gelecekleri bilerek her türlü kötülüğü de göze alarak bu yola çıktık. Şimdi Havâri-Resul Musa olarak ben size diyorum ki, Havâriler olarak bizim korkumuz, bize kötülük yapılmasından ziyade, bizim şahitliğimizi reddeden ve bize eziyet edenlerin sonlarının çok kötü olacağını biliyor olmamızdır.
Bu sebeple, imanın bir hidayet ve nasip meselesi olduğunu, kırk yaşından sonra ve Cenâb-ı Allah’ın yaşatarak öğrettiği bir kişi olarak, ben size diyorum ki, sayın Hasan Mezarcı’nın Meryemoğlu Mesih-Îsâ olduğuna iman edemeyenler, bari inkar etmekte acele etmesinler. Hz. Mesih’e ve Havârilerine eziyet etmek yerine samimiyetle Cenâb-ı Allah’a yönelerek, Mesih konusunda kalplerini tatmin etmesi için dua etsinler.

Değerli kardeşlerim

Bildiğiniz gibi İncil veya Mücde, iyi haber, güzel haber, çok sevinilecek haber anlamına gelmektedir. Havâriler olarak bizler size, insanlık tarihinin en büyük, en güzel ve en çok sevinilecek haberini veriyoruz.

Ey insanlar! Kıyamet yaklaştı. Artık bundan sonra Kıyamet’e kadar bütün dünyada doğal afetler, savaşlar ve felaketler her geçen gün daha da artarak devam edecektir. Bütün dünya, tıpkı Nuh ve Lut kavmi gibi her geçen gün daha da sapkınlaşarak ve azarak sonunda helak olacaktır. Ancak korkmayın ve ümitsizliğe düşmeyin. Çünkü her geçen gün daha fazla günahla dolan böyle bir dünyada kurtulmak adeta imkansız hale geldiği içindir ki, Cenâb-ı Allah vadettiği üzere kurtarıcı olarak Meryemoğlu Mesih-Îsâ’yı gönderdi. Cenâb-ı Allah kullarını çok sevdiği ve iman ederek kurtulmalarını istediği içindir ki, Hz. Mesih’le birlikte ve Hz. Mesih’e şahitlik yapmak üzere peygamlerlerini de gönderdi. Hz. Mesih’e iman eden kesin olarak kurtulacak ve sonsuz cennetlerde ebedi hayat bulacaktır.

İşte Cenâb-ı Allah’ın ve Mesih’in Resulleri olarak bizler sizlere, bütün peygamberlerin haber verdiği ve binyıllardır bütün milletlerin beklediği o büyük kurtarıcıyı ve kurtuluş gününü mücdeliyoruz. Artık ölümden, kıyametten, mahşerden ve o büyük yargı gününden korkmayın.Yeter ki sayın Hasan Mezarcı’nın Meryemoğlu Mesih-Îsâ olduğuna iman ederek yaşayın ve bu imanın sizi kurtaracağını bilerek şimdiden sevinin, coşun bayram yapın. Bu büyük kurtuluş ve bayram “Mücde”sini en yakınlarınızdan başlayarak bütün insanlarla ve bütün milletlerle paylaşın.

İşte bu sebeple Hz. Mesih Mücde kitabının son bölümü olan “Bayram” bölümünde bu büyük Mücde’yi bizzat kendisi vererek şöyle söylemektedir.

(14/1)
Bir mücde aldığı zaman,
Sevinip coşar her insan.
Çok büyük bir mücde alan,
Düğün – bayram yapar gördüm.

(14/2)
İncil “düğün”, Kur´an “bayram”,
Diyor gelişime bayram.
Vallahi en büyük bayram,
Mesih’in gelmesi gördüm.

(14/3)
En büyük bayram nihâyet,
“Kurtuluş bayramı” elbet.
Kopmadan başa kıyâmet,
Kurtarıcı gelmiş gördüm.

(14/4)
Bütün dünya senin olsa,
Neye yarar, ölüm varsa.
Bir insan Mesih’i bulsa,
Ebedî can bulur gördüm.

(14/5)
Ölülere hayat veren,
“Rûhulkudüs” gökten gelen.
Bundan büyük mücde veren,
Olmaz bu dünyada gördüm.

(14/6)
Nâr-ı cahîmden kurtulmak
Ve ebedî hayat bulmak,
Demektir Mesih’i bulmak,
Ey insanlar diyegördüm.

(14/7)
Mesih’i, Rûhulkudüs’le,
Teyid etti Resullerle.
Allah’ın bildirmesiyle,
Şahit onlar bana gördüm.

(14/8)
Şahitlerle teyid etti,
Tasdik etti, güçlendirdi.
Hiçbir peygamber gelmedi,
Bu kadar şahitle gördüm.

(14/9)
Kurtulsun diye kullarım,
Teyid ettim, diyor Rabbim.
Çok ağır olur azâbım,
Reddedene diyor gördüm.

(14/10)
Rabb’in ismi ile gelen,
Kurtuluşu mücdeleyen,
Mesih’i, tekrar gönderen,
Allah’a şükredegördüm.

(14/11)
“Çok şükür ya Rabbi sana,
Mesih’i gönderdin bana;
Diyerek bayram yapsana”,
Diyor Allah sana gördüm.

(14/12)
Kıyâmet kopacak diye,
Mâide gökten hediye.
Kurtulacak bu gemiye,
Binen bu zamanda gördüm.

(14/13)
Rûhulkudüs’le gönüller,
Dolar – coşar da raks eder.
Mesih’e îmân edenler,
Sevincinden uçar gördüm.

(14/14)
Sevincinizi kıskanan,
Alay eden, ayıplayan,
Kör şeytana aldırmayan,
Düğün – bayram yapar gördüm.

(14/15)
Sevinin çünkü mükâfat,
Sizlere ebedî hayat.
Haydi kör Deccala inat,
Bin gemiye diyegördüm.

(14/16)
Ne mutlu Mücde’yi duyan,
Îmân eden ve duyuran;
İşitsin kulağı olan,
Bayram geldi diyegördüm.

(14/17)
Korkmayın sakın ölmekten,
Kıyâmetten ve mahşerden.
“Kurtuldun” derim şimdiden,
Îmân edenlere gördüm.

(14/18)
Nasipsizler eder alay;
Nasipliler çeker halay.
Tarihte en büyük olay,
Mesih’in gelmesi gördüm.

(14/19)
Kıyâmeti haber veren,
Kurtuluşu mücdeleyen,
En büyük alâmet gökten,
Gelen bu Mücde’dir gördüm.

(14/20)
Bu yetkiyi bana veren,
Beni göklerden gönderen.
Yetkisi olmayan zâten,
Kurtarıcı olmaz gördüm.

(14/21)
Allah’tan Mesih’e Mücde;
Mesih’den sizlere Mücde;
Bütün milletlere Mücde;
Düğün – bayram Mesih gördüm.

Değerli kardeşlerim

Mahşer günü yakama yapışarak: ”Madem Cenâb-ı Allah, sayın Hasan Mezarcı’nın Meryemoğlu Mesih-Îsâ olduğunu sana bildirdi; neden sen bunu bize apaçık bir şekilde bildirmedin?” diyerek Cenâb-ı Allah’ın indinde beni suçlayamamanız için ve Hz. Mesih’e iman ederek kurtulmanızı istediğim içindir ki, işte Havâri-Resul Musa olarak Allah’ın huzurunda şahitlik görevimi apaçık bir şekilde yaptım ve son nefesime kadar da yapmaya devam edeceğim.

Bir kere daha ve altını çizerek söylüyorum ki, Hz. Mesih’i ve şahitlerini reddetmekte acele etmeyin. Bilmiyorsanız veya iman edemiyorsanız, bari “Biz bilmiyoruz, doğrusunu Allah bilir” deyin ve bir an önce samimiyetle ve ısrarla Cenâb-ı Allah’a yönelerek Mesih konusunda sizi aydınlatması ve kalplerinizi tatmin etmesi için dua edin. İnkar etmekte acele etmeyin ama iman etmekte acele edin. Çünkü ölümün sizi ne zaman, nerede ve nasıl yakalayacağını bilemezsiniz. Hz. Mesih’in ve bunca Havâri-Resullerinin şahitliklerini göz ardı ederek reddedenler bize hiçbir kötülük yapamazlar. Sadece kendilerini ve çevrelerindeki insanları kandırarak kendilerine ve kandırdıkları insanlara yazık ederler.

Hidayete tabi olanlara ve sayın Hasan Mezarcı’nın Meryemoğlu Mesih-Îsâ olduğuna iman ederek kurtuluşa erenlere selam olsun.

Kasım 2012